Sınıf mücadelesini geliştirebilmek için genç işçileri kazanmamız gerekiyor

Ben bir işçiyim, ait olduğum yer emekçilerin, üretenlerin, bu dünyanın tüm yükünü omuzlarında taşıyan işçi sınıfının yanında olmaktır. Otuz yıldır hemen tüm sektörlerde çalıştım, emekçilerin yani biz işçi sınıfının sorunları gün geçtikçe çalışma şartlarının sürekli ağırlaştırıldığını gördüm, yaşadım. Siyasetin tek adam dönemine geçmesiyle bunun etkilerini daha fazla hissetmekteyiz. Patronların bitmek tükenmek bilmeyen emek sömürülerine,  onlara bu imkânı sağlayan bu düzene ve siyasete artık biz isçiler tarafından son verilmesi gerekiyor.

Şimdilerde secim atmosferine girmiş durumdayız. Çalıştığımız fabrikalarda arkadaşlarımızla siyasetin geleceğini istişare etmekteyiz. Otuz yıllık işçilik tecrübemle birlikte çalıştığımız gencecik, çalışma hayatının henüz başında olan yirmi iki yaşındaki arkadaşıma siyasetten beklentisinin ne olduğunu sorduğumda bana vermiş olduğu cevap şu oldu: “Bu düzen böyle gelmiş böyle gider abi” dedi. “Peki sen siyasetin neresindesin, senin için ne anlama geliyor?” sorusuna yanıtı hayli düşündürücüydü: “Ben oy kullanmaya bile gitmeyi düşünmüyorum, kim gelirse gelsin her şey yine aynı olacak, zaten biz yine geleceğe umutsuz bakacağız. İmkanım olsa Avrupa’da çalışmak isterim, belki geleceğe yönelik bir hayal kurabilirim” cevabını aldım.

Bunun üzerine, biz her şeyi kabullenmek ve geleceğimizi başka ülkelerde aramak yerine mücadele ederek bu sistemin yıkılması için çalışmak, en azından oy tercihimizi kendi özgür irademizle biz işçi sınıfının temsiliyetine inandığımız, bizim dilimizle konuşan, haklarımızı her ne pahasına olursa olsun savunan iradeyi işbaşına getirmek gerektiğini ifade ettim. Bunun bizim elimizde olduğunu da bilmesi gerektiğini söyledim. Beni ilgiyle dinledi, sonrasında “Senin için mücadele etmek ne anlama geliyor” diye sordum. “Abi tek mücadelem çalışıp evime aile destek olmak, evlenmek, birikim yapmak, benim için hayal olan en iyi sosyal hayatı kurmaya yönelik. Bu ay daha çok mesai yapıp arkadaşlarımla bir yerlerde gezmek istiyorum, o da sınırlı, cebimizdeki para yettiğince gezeriz, daha ilerisi yok” diye cevap verdi. “Senin için örgütlü çalışmak sendikalı olmak ne ifade ediyor?” sorumu ise, “Ben sendika nedir, nasıl olur bilmiyorum, ama çevremde sendikalı olanlar iyi maaşlar alıyorlarmış ve birçok da hakları varmış” diye cevapladı. “Senin için sendikal mücadele, eşit işe eşit ücret ne anlama geliyor?” diye sorduğumda da, “Bence olması gereken şeyler, benim mesleğim olmasına rağmen asgari ücret alıyorum. Biz burada bırak bunları konuşmayı, dile getirmek bile işten atılma sebebimiz olur” cevabını verdi.

Ben de tam da işte bu sebepten örgütlenmenin ve siyasetin önemine vurgu yaparak, en azından tepkimizi sandıkta bizi temsil edebilecek iktidarı getirebilmeliyiz dedim. Hedefimiz, tepkimizi değişimden yana kullanmak, seferber olmak ve biz işçi sınıfını iktidarına taşımak olmalıdır. Genç arkadaşımla yaptığım bu sohbet, sömürü sistemi kapitalizme son verebilmek için genç işçileri kazanmamızın şart olduğunu gösteriyor bize.

İbrahim S.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

WordPress.com'da Blog Oluşturun.

Yukarı ↑

%d blogcu bunu beğendi: